3 Kasım 2011 Perşembe

Ev yoğurdum

İnternette araştırınca bir çok ev yoğurdu yapımı tarifi bulabilirsiniz. Bir tane de ben yazayım. Ben de 3 senedir evde yoğurt mayalıyorum. Ev yoğurduna bir kere alıştıktan sonra artık dışarıda yediğim yoğurtları yemez oldum. Çocuklarıma da devamlı kendi yoğurdumu veriyorum, hatta gittiğim yerlere yanımda bile taşıyorum.

Yoğurt yaparken bir çok yöntem dendim. Siz de kendinize uygun yöntemi bulacaksınız. Önemli olan denemek ve bazen tutup bazen tutmadığında hemen pes etmemek. Ancak tutturduğunuzda çok hoşunuza gideceğini düşünüyorum. Ancak besin açısından önemli notum sakın pastörize süt kullanmayın. Pastörizasyon sütün içeriğindeki pek çok değerli vitamin ve minerali yok ediyor.

Pastörizasyon sütün besin değerlerini düşürüyor
Pastörize sütler 80 dereceye hızla ısıtılıp tekrar 4 dereceye hızla döndürüldüğü için bakterileri ölmüş oluyor. Bu işlemde sütün protein yapısı parçalanıyor. Bu parçalanan proteinler barsaklardan yabancı protein olarak emilip direk hücre içine geçebiliyor. Sonra da vücut bunu düşman olarak algılayıp kendi hücrelerini yok etmek için savaş açıyor. Böylece bağışıklık sistemi hastalıklarına yakalanıyoruz. UHT sütler ise daha vahim 135 dereceye saniyelerle çıkıp iniyor. Bununla ilgili detaylı bilgi için sitenin İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın tarafından hazırlanan http://www.beslenmebulteni.com/ sitesindeki “Kutu Süt Savaşları” makalesini okumanızı tavsiye ederim.

Sütte kalsiyumun emilmesi için kalsiyum:fosfor oranı 1:1 olmalıdır. Sütü pastörize edince bu oran düşer. Sütten gereken kalsiyumu bağlayamazsınız.

Evde kısık ateşte yavaşça kaynatan süt de yine aynen pastörize olmuş gibi oluyor. Derecesini ölçtüm aynen pastörize ettikleri 80 derece sıcaklıkta kaynatmış oluyoruz. Ancak bu yöntem de yine bir miktar besin kaybına yol açıyor. http://www.realmilk.com/ ‘da okuyacak olursanız çiğ sütü direk içmek en faydalısı. Ancak sütü direk içmek laktoz intöleransı olan Türk halkı için kimilerine bir eziyet oluyor. Bunun için mayalanmış halde yani peynir, yoğurt veya kefir olarak tüketmemiz gerekiyor. Öte yandan çiğ süt içmenin laktoz intöleransına yol açmadığını, buna da yine çiğ süt yerine pastörize süt içmenin yol açtığını okuyorum. Çiğ süt yapısı itibariyle sorun yaratmıyor. Tabii içmek için çiğ sütü size kaynatmadan tüketmenizi öneremem. Bildiğiniz temiz bir sütçünüz varsa kendi kararınızdır.

En favori yoğurt mayalama yöntemim battaniyeye sarmak
Malzemeler;
kışlık battaniye
bir yüz havlusu
cam kaplar
yuvarlak kızartma teli
mutfak termometresi
çiğ süt (Aysun hanım’dan, İpek Hanım’dan ya da Yöresel Gıdalar Melis Bebe’den)
yoğurt (doğal bir yoğurttan mayalayın, varsa kendi ev yoğurdunuzdan)

1. Kaynatma: İlkönce almış olduğum çiğ sütümü süt taşı ile birkaç tıkırtı duyana kadar kaynatıyorum. Bir kısmını içmek için ayırıyorum. Ateş çok harlı olmamalı, kaynayan sütü, özellikle dibi tutmaması için sık sık karıştırn. Bir de çelik tencereye biraz temiz içme suyu koyup, iyice çalkalayıp dökün. Bunu yaparsanız sütün altı tutmaz. Aslında sadece sütten yoğurt yapacaksanız sütü kaynatmanız gerekli değil. Sadece yoğurt mayalanma sıcaklığına getirmeniz yeterli. Bu da küçük parmağınızın dayanacağı sıcaklık oluyor. Ben bunu evde mutfak termometresi (aradım sonunda Tschibo’dan et termometresi aldım) ile yaklaşık 50 derece ölçüyorum. Soğuk yoğurdu ekleyince zaten kapatana kadar normal mayalanma ısını olan 43-45 dereceye iniyor. İnternette okumuştum merak ettim ve çocuk doktorumuza sordum. Kaynatmadan mayalama sıcaklığına gelen sütte yoğurt mayası diğer olası zararlı bakterileri yok ediyor. Aynı şey kefir için de geçerli.

2. Kaymağı alınmış ya da alınmamış ılınan sütü hemen mayalama kabına döküyorum. Tercihim 2lt’lik plastik kapaklı cam kaplar. Kaynatma tenceresi içinde de mayalayabilirsiniz. Ancak sonrasında tekrar yeni kaba koyarken yoğurt şekli bozuluyor, sulanıyor.

3. Mayalama: Yemek masası üzerine 2 kişilik 4’e katlanmış bir kış battaniyesi koyuyorum. İçine bir yüz havlusu seriyorum. Üzerine de mayalayacağım süt dolu kapları koyuyorum. Her kaba köşesinden bir tepeleme yemek kaşığı maya koyuyorum. (Benim kaplarım yaklaşık 2ltlik) Oran 1kg süte tepeleme 2 çay kaşığı yoğurt. Şöyle mayayı dağıtmak için hafif bir karıştırın. Üzerini kabın kendi kapağı ile örtebilirsiniz ancak ben yuvarlak kızartma teli ile örtüp üzerine havluyu sonra da battaniyeyi sarıyorum. Her seferinde bir önceki yoğurdunuzdan maya ayırın. Mayanız gelişecektir. Mayalandıktan sonra kapları sarsmayın.

4. Bekleme: Yoğurdu 4 saat kapalı tutmanız yeterli olacaktır. Kalın battaniye yoğurdu ılık tutacaktır. Güzel mayalanmış yoğurt kokusu gelmeye başlayınca açın, üzerinde yeşilimsi sarımsı bir su göreceksiniz. Ev yoğurdu sulu olur. Yoğurt tutmuştur. Suyun bir kısmını üzerinden bir kavanoza alıp içmek ya da yoğurt çorbasına, cacığa, poğaçaya, krebe koymak için saklayabilirsiniz. Sakın bu süt kadar değerli oldukça besinli suyu atmayın. Ben gece acıkan eşime bir koca bardak ayran niyetine ya da yemeklerde içecek olarak eşlik etsin diye veriyorum.

5. Yoğurdu açınca biraz oturması için dışarıda serin yerde 2-2.5 saat beklettikten sonra üstü açık bir biçimde bir gece kalması için buzdolabına koyun. Ertesi güne daha da katılaştığını göreceksiniz. Afiyet olsun!

Sulu yoğurt
Market yoğurtlarında suyu katılaşsın diye içine süt tozu ve başka katkı maddeleri katılır. Ev yoğurdu karıştırınca kaşıkla içilebilecek kıvamda olur. Zaten sütün %90’ı sudur. Evdeki yoğurdumu süzersem 3.5lt’den en az 1.5lt su çıkıyor. Sütün ¼’ünü uçuracak kadar kaynatırsanız suyunu uçurmuş olur, daha katı bir yoğurt elde edebilirsiniz. Ancak uzun kaynatma daha fazla besin değerini kaybetmeye yol açar. Ben bunun yerine yoğurt olunca suyunu üstten bir miktar alıyorum. Zaten su yoğurdun içine hapsoluyor. Kaşıkla aldıkça boşluğa suyu doluyor. Onu da ayran yapıyorum.

Makine yoğurdu
Makine yoğurdunu denedim. Sütü fazla kaynatmadığım için pek sulu olduğu için öyle duruyor yoğurt makinem. Zaten 8 saat boyunca elektrik harcayan makineyi ne yapayım? O kadar saatte bir de ufak 1lt kapta yapıyor, ben tek seferde bitiririm onu ;)

Fırında yoğurt
Fırındaki yoğurt ayarında yapmayı denedim. Fırında en az 4 saat boyunca yoğurdu tutmak gerekiyor. Yine elektrik harcaması çok oluyor ben pek beceremedim.

Tutmayan yoğurt
Battaniyeden yoğurdunuzu çıkardınız ve tutmamış, sulu sütümsü kalmışsa üstü kapalı bir biçimde fırına koyup yoğurt sıcaklığına geri getirin. Hemen 1 saatte tutacağını göreceksiniz. Yine tutmuyorsa daha fazla maya koyun. Suyu çıktığı anda alın. Bir alternatif de tutmayan yoğurdun kabını sıcak su dolu bir kabın içine koymak ve beklemek.

Ekşi yoğurt
Yoğurt mayalanma süresini geçerse ve halen sıcakta kalmaya devam ederse ekşimeye başlar. Aslında bu yoğurt daha çok mayalanmıştır. Atmayın börek, poğaçaya kullanın. Hatta yiyebilirsiniz. Ekşi yoğurttan mayalamayın. Ne olacak dedim mayaladım yoğurdum acaiyip ekşi, sanki ekşi gazoz gibi oldu.

Özetle;

* Fazla maya koyarsanız yoğurt daha çabuk tutar, ancak süreyi kaçırırsanız veya yüksek ısıda mayalarsanız hemen mayalanır sonra ekşimeye başlar.
* Az maya koyarsanız ya da düşük ısıda mayalarsanız sulu sütümsü kalır, tekrar ısıtarak yoğurt mayalanmaya devam edebilir. Bir iki sefer battaniyede tutmayan yoğurdumu fırına koyup ısıtmıştım sonra kapatıp sabaha kadar orada bırakmışım. Yine tutmamış, tekrar ısıttım tuttu. Hem de hiç ekşimedi. Tüm bu işlem 2 gün sürmüştü.
* Tutmamış yoğurtdunuzu beğenmediyseniz içine bir kaşık limon suyu ya da sirke koyarak kestirebilir, çökelek yapabilirsiniz. Çökelek peynirini süzün, suyuna da yoğurt çorbası yapın :P

****************************************************
El yapımı, organik ve yenebilir anne-bebek bakım ve pişik kremimi gördünüz mü? Detaylar burada:
http://dogalanneyim.blogspot.com.tr/2013/07/hindistancevizi-yagl-ve-bocek-kovucu.html?m=1 

****************************************************
Şimdiye kadar bize şişe suyu içmenizin en güvenli olduğu öğretildi. Peki suyumuz gerçekten sağlıklı mı? Alkali su, ters ozmoz faydalı mı? Enerjik Su içmemiz gerektiğini biliyor muydunuz? Bunları merak ediyorsanız mutlaka bu sayfayı okuyun :)

****************************************************
Doğal Anneyim grubum ve bana ulaşabileceğiniz linkler:

Doğal Anneyim Facebook Sayfası: www.facebook.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim Facebook Grubu: www.facebook.com/groups/dogalanneyim
Instagram @dogalanneyim: www.instagram/dogalanneyim
Twitter @dogalanneyim: www.twitter.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim e-bülten ile takip: http://eepurl.com/TeYdX
Köpek ve kedi bloglarım:
Bashico Blogum: http://bashico.blogspot.com.tr
http://Kopeklerveinsanlari.com

39 yorum:

  1. istanbulun şirin ilçesi şile ve köylerinden günlük süt yumurta ekmek vs.. getiriyoruz

    yazınızı okudum ve çok begendim

    sizin gibi evde yoğurt yapmak isteyen hanımlar varsa size doğal köy sütü temin edebilirim

    www.sileorganik.com

    kömürlük köyü
    şile/istanbul

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emeğinize sağlık.
      Entegre üretimde elde edilen gıda ürünlerinin hiç birinin bizler için doğal ve doğru olmadığına inanıyorum.2012 de ki 7-8 ay süren beyaz et sektöründe ki çalışmamda buna şahit oldum. Vahşi kapitalizmde DEĞER yalnızca para dır, İNSAN yani biz, değil. Gerisi reklam,palavra,vs.vs
      Açıkcası ben de çiğ süt ile ticareten uğraşmayı düşündüğüm için bu konuları araştırıyorum.Aşağıda verdiğim link umarım açılır.Bence güzel bir yazı.
      Sağlıcakla
      nazım
      http://www.odatv.com/n.php?n=yediklerinizi-bir-kez-daha-gozden-gecireceksiniz-0802141200

      Sil
    2. Merhaba Başak hanım .
      Süt sağlığı konusunda Özlem hanımın yazdıklarına aynen katılıyorum . Yoğurt mayalama konusunda birçok denemelerde bulundum . Denemelerimi genelde yoğurt makinesi ile yaptım . AOÇ sütü dahil tüm pastörize sütler dahil bildiğim ve tanıdığım yerlerden alınmış sütlerle yaptım . Yaptığım mayalama işlemleri hepsinde başarılı oldu . Ama istediğim lezzet ve kıvamı çoğunda yakalayamadım . Yaklaşık altı önce yoğurt mayalama konusunda kullanılan mayanın gerçekten çok önemli olduğunu tespit ettim . Kullandığınız maya yeterli şekilde dinlemiş yoğurttan olmalı , ekşi yoğurt olmamalı , maya içinde yoğurdun sulanmış kısmından azcıkta olsa sulu yoğurt olmamalı . Maya olayı öyle birşey ki aynı fotoğraf makinası ile film çekmek gibi . Mayayı nasıl kullanırsan elde ettiğin yoğurtta öyle oluyor . Süt olarak Pınar paket sütü tavsiye ediyorum . Yukarıda da söylediğim gibi istediğiniz cins ve marka sütle deneme yapabilirsiniz . Ben Pınar paket sütle en iyi randımanı yakaladım .
      Mayayı süte öylesine karıştırıp birkaç kez karıştırıp yoğurt mayalarsanız yine verim elde edemezsiniz . Öncelikle her bir litre süt için dolu dolu bir yemek kaşığı maya kullanınız . Önce mayayı derin boş bir kaba koyun . Kaşıkla mayalık yoğurdu hafifçe çırpın . Mayalık yoğurt pütürleri kaybolmuş bir kıvama gelsin . Birkaç çay bardağı kadar süt ilave edip mayalık yoğurdu süte homojen şekilde karıştırın . Süt az gelmişse biraz daha ekleyip tekrar karıştırın . Mayalık yoğurt süte homojen şekilde iyice karışsın . Ondan sonra süte bunu bir kaşıkla karıştırarak katın . Karıştırma esnasında sütte köpükler oluşmuşsa ve bu köpükler kendiliğinden kaybolup gitmiyorsa sütün üstündeki köpükleri bir kaşık ile toplayın . Bu köpükler yoğurdun sulanmasına neden oluyor . Mayalanacak sütün üstü dümdüz ve pürüzsüz olsun ve köpük olmasın . Mayalanma süresi makinede altı saat olarak belirledim . Altı saati geçince yoğurtta sulanma başlıyor ve ekşime oluyor . Aynı şekilde mayalık yoğurdu çok kullanırsanız o da yoğurdun ekşimesine neden oluyor . Yoğurt makinesinde üstte dış etkenlere karşı koruyan fanus şeklindeki büyük muhafaza kapağı olduğu için mayalanacak kabın ağzını kapamıyorum dolayısıyla makine ısısıyla sütten atılan buhar sütün içinde kalmamış oluyor . Saygılar sunuyorum .

      Sil
  2. Ellerinize sağlık bloğumuzada bekleriz
    blog.cafemarkt.com

    YanıtlaSil
  3. Bende firinda mayalanmaya birakiyorum,gayet iyi oluyor.Ama yogurt ayarinda saatlerce calistirmiyorum firini sadece isitip koyuyorum icine kapagi kapali oldugu muddetce zaten ilik kaliyor 3 saat boyunca.

    YanıtlaSil
  4. Merhabalar,

    Öncelikle ellerinize sağlık. Bugüne kadar hiç bir sitede yorum yapmamış olmama rağmen yazınızı okuyunca cevap yazmadan edemedim. Yazınızda kesinlikle pastörize süt kullanmayın demişsiniz. Bu konuda keşke daha çok araştırma yapsaydınız.

    Sütün yapısında faydalı ve zararlı organizmalar(patojen) bulunmaktadır. Süt aslında memedeyken temizdir, fakat sağma aşamasında hayvanın memesinden, sağan kişinin elinden havadan bulaşma ile organizmalar süte geçebilmektedir. Ne kadar geçebilirki demeyin, süt oldukça besleyici olduğu için süte geçen zararlı organizmalar çok kısa sürede çoğalabilmektedir.bu nedenlede süt açıkta bırakıldığında çok kısa sürede bozulmaktadır. Bu nedenle, çiğ süt aldığımızda da evde kaynatırız ve evde kaynattığımızda da sütün besin değerlerine zarar verir, aynı zamanda da pastorizasyon kadar etkili değildir. Çünkü, organizamalar belli sıcaklıkta-belli sürede kaldığında daha hızlı yok olmaktadır. Bu sıcaklık ve süre pastörizasyon (veya sterilizasyon-UHT) sıcaklık ve süresidir. Yavaş yavaş ısınma süresinde organizmaların ölüm oranı çok daha düşüktür.

    Pastörizasyon sıcaklığı ve süresi sütün içindeki en zor ölen bakteri ile sütün içerisindeki en hassas protein baz alınarak tespit edilmiştir. Böylelikle sütün besin değerine en az zarar vererek, sütteki patojenlerin (zararlı organizmaların) öldürülmesi hedeflenir.

    UHT işlemi ise dediğiniz gibi daha yüksek sıcaklıklarda yapılarak faydalı ve zararlı tüm organizma ve sporlarının yok etmeyi hedefler. Bu nedenle sütler açılmadığı sürece 6 ay kadar dayanır.

    Her iki işlemdede ısıl işlem sonrası süt dışarı ile temas etmeden paketlenir Açıldıktan sonra ise, 2 gün içerisinde (buzdolabında saklamak koşulu ile) tüketilmelidir.

    Açık süt kullanımında süt zehirlenmesi riski oldukça yüksektir.Sütü kaynattığımızda ise, sütün besin değerlerinin azalmasına neden oluruz. Pqstorizasyon işleminde süt pastörizasyon sıcaklığına hızla ısıtılır (genelde 72C), bu sıcaklıkta bekletilerek zararlı organizmaların çoğunun ölmesi (%100 yok etme imkansızdır) sağlanır ve hızla soğutularak paketlenir. UHT ve pastörize süt, açık süte göre daha sağlıklı olup, pastörize süt UHT süte tercih edilebilir.

    Uzun bir yorum oldu, ama neden açıklamadan, boş boş karşı görüş bildirmek istemedim.

    Özlem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Özlem,
      Uzun yorumlarına teşekkür ederim. Bu bilgileri ben de araştırmıştım zaten. Şimdiye kadar her yerde bu bilgileri bulabiliyorsun ama UHT, pastörize süt kullanmayın diyen yok. Ben blogumda karşı araştırmaları ve görüşleri sunmaya çalışıyorum, kararı okuyanlar kendileri verirler. Lütfen aşağıda Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın sitesindeki bilgileri de oku sonra kendin tekrar bir düşün. Sevgiler.
      http://www.beslenmebulteni.com/bes/index.php?option=com_content&view=article&id=1808:kutu&catid=42:suet&Itemid=401
      http://beslenmebulteni.com/bes/index.php?option=com_content&view=article&id=1658:kutu-suetue-savalar&catid=42:suet&Itemid=401

      Sil
    2. Sevgili Google'dan lütfen Malta humması ya da brusellozis sözcüklerini taratın. Bruselloz ne yazık ki ülkemizde az gelişmiş ülkeler seviyesinde yaygın ve ne yazık ki sadec 60 C derecenin üzerinde etkisiz hale geliyor. Tereyağı ve dondurmada 6 ay canli kalabiliyor.

      Sil
    3. Gıda ile ilgili konularda Gıda Mühendislerin makalelerini okumanızı tavsiye ederim. Doktorlar ve Beslenme Uzmanları 4 yıl boyunca gıda üretimini, hastalıklarını ve gıdada bulunan farklı koşullarda oluşan mikroorganizmaların dersleri almaktadır. Bir beslenme uzmanı UHT veya pastorize sütün yararını bilmiyor, makalede ve blogunuzda paylaştığınız gibi.. Siz açık süt alırken bunu hangi hayvandan(hasta, yarali, antibiotik kullanılmış) sağıldını, hangi kişinin ne halde sağdını, ellerinin üstünün temiz mi yoksa az önce hayvan dışkası temizledi ve şuan sizin yoğurt yaptığınız yoğurdu mu sağdı, hayvanın üzerinde gezen sinekler süte düştü mü, kuyruğu bağlı mıydı, kuyruk kılları traş edilmiş miydi, yoksa onların süttün içinden tanımadığınız birinin elleriyle alması sizin için sorun değil mi, memesini sağmadan önce yıkadı mı yoksa iltihaplı bi memeden sağım mı yapıldı? O besin değerlerinden kastınız bunlarsa evet hepsive belkide daha fazlası tek tek yapıldı. Daha sonra pet şişelerde tamamen oksijen ve ışık alarak şanslıysanız dolapta saklandı. Ama bu asla bulaşan organizmaların üremesini engellemek için bir adım olamadı. Ve sizde kendinize ailenize özellikle çocuklarınıza bu bakteri ve hastalık yuvası sütü gönül rahatlığıyla içirdiniz. Kutu sütler, öncelikle fabrikaların anlaşmalı olduğu çiftliklerin veya kendi yetiştirdiklerin hayvanlar tamamen steril ortamda sağılması sonuçu elde edilen sütten asla el demeden oksijensiz ortamda ışık görmeyen paketlere konur.

      Sil
    4. Neden adsız yorum yapıyorsunuz? Bu kadar zamanınızı verip uzun uzun yazıyorsanız isim de altına koymalısınız. Kimi muhatap alacağımı bilemiyorum sayın adsız.

      Elbette temizliğine güvendiğiniz bu söylediklerinizin olmadığına emin olduğunuz bir yerden almalısınız sütünüzü. Meşhur kutu süt fabrikaları da bu şekilde sağmış olabilecek köylüden topluyor sütlerinin çoğunu bu da bilinen bir gerçek. Yoksa tüm Türkiye'ye yetecek sütü hangi çiftlik sağlayabilir? Kısaca ben bildiğim sütçüden süt alırken içindeki organizmalardan korkmuyorum. Süt içmiyoruz genelde. İçilecekse bir kerelik 70 dereceye gelince kapatıyorum. Onun yerine zararlı bakterileri yiyen yoğurt ve kefir mayasıyla çiğ sütten kaynatmadan yapılmış kefir ve yoğurt tüketiyoruz. Süt içilecekse faydası çiğ olmasında yoksa içmeyin daha iyi, yapısı bozulduğu için vücuda zararlı oluyor çünkü.

      Gıdada sterilizasyon elbette önemli. Ancak bizim bağışıklığımızı yüksek tutmak da daha da önemli. Sütün içindeki toz ve otlara gelene kadar pek çok toksini vücudumuza alıyoruz, kordon kanımızda 250den fazla zehirle doğuyoruz. Hayatımızda 80bin tane kimyasal var. Bağışıklık yüksekse hiç bir virüs, bakteri, kanser bize işlemez. Bunun için fiziksel, duygusal ve ruhsal detoks yapmalıyız her zaman.

      Sil
    5. bende özlem hanıma katılıyorum Türkiye şartların da açık sütü hiç bir işleme sokmadan tüketmek vücudunuza zararlı bir çok mikroorganizmayı doğrudan almanız demek. Yoğurt konusunda ise size katılıyorum piyasada ki hazır yoğurtlarda birçok katkı maddesi olduğu için yoğurdunuzu evde yapmak istemeniz de haklısınız.

      Sil
  5. http://aocistanbul.com/2012/12/11/aoc-sut-ve-mayasiyla-evde-yogurt-yapma-seti/


    AOÇ yoğurdu piyasadaki en lezzetli en doğal yoğurttur.Atatürk Orman Çiftliği yoğurtları geleneksel tadıyla annelerinizin mayaladığı,köyünüzde yediğiniz doğal yoğurtların tadındadır. AOÇ İstanbul iletişim:0216 567 3836

    YanıtlaSil
  6. bende gida muhendisiyim cok yanlıs bilgiler yazmıssinız kusura bakmayın sagliginiz acısindan cig sut icmeyin mayalamak bakteri oldurmez sadece durdurur .buda icilebilir oldugu anlamina gelmez pastorizasyonda en saglıkli yontemlerden evde yapılan kaynatmadan farksz yalnz kaynama sıcaklıgndan daha dusuk sıcaklkta yapilır ve o yuzden besin degerini daha fazla korur illa cig sut icmek isteyen hasta olmayan hayvandan cok temiz ortamda hemen sagilip icilebilir bekletmemek lazm yada hemen mayalamak gerek ama hayvan hastalgi yeni kapmıssa bellide etmez bakteri ve parazit dolu olabilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Fatih, Gıda mühendisliği bölümü çok güzel. Ancak bu bölümde öğrendikleriniz tüm hazır gıda sektörü ticaretini devam ettirmek üzerine yapılan araştırmaların sonuçları. Ben blogumda karşı görüşleri de sunmaya çalışıyorum. Keşke bir sefer de doğal beslenmenin faydalarını, gıda katkı maddelerinin vücudumuza yaptığı zararları anlatan gıda mühendisi ile karşılaşsam çok sevineceğim. Çiğ sütte pek çok değerli besin maddesi var. Ancak güvenilir bir kaynaktan alınması gerekiyor. Bakteriyel açıdan da bakarsak, besinlerdeki bakterilerin hastalık yaptığı için pişirilerek yok edilmesi gerektiği inancı Pasteur'un Bakteri Teorisi sonucu insanların korkması ile çıkmış. Öyleki Pasteur tüm hayatı boyunca savunduğu bu teoriyi son nefesinde bakterilerin hastalık yapmadığı sadece ortam sağlandığında çoğaldığı şeklinde düzeltmiş. Buna göre sütte eğer yanlış koşullarda saklanırsa zaten mevcut bakteriler çoğalacaktır. Aynı şekilde bizim de vücudumuz bağışıklık düşük olduğunda mevcut bakterilerin çoğalmasına ortam sağlayabilir. Buna göre ilk yapmamız gereken şey çiğ besinlerle bağışıklığımızı güçlendirmektir. İnek sütünün insan biyolojisine tam uyumlu olmadığını düşünüyorum. Özellikle sütteki şekerin sindirilmesi için gerekli enzimler 2 yaşından sonra yokoluyor. Fermente tüketmek en sağlıklısı. Ancak her türlü pişirme sütteki Kalsiyum-Fosfor oranını bozuyor ve emilimi az oluyor. Hatta barsakta zararlı protein olarak algılanıp kendi kendini yokedecek hastalıklara sebep oluyor. Yukarıdaki linkte Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın sitesine bakmanızı tavsiye ediyorum. Sevgiyle.

      Sil
    2. Öncelikle Gıda Mühendisi olunmasının bu sektörü bütün detaylarıyla ve çok geniş kapsamlı bir şekilde bilme anlamına gelmediğinde anlaşmalıyız. Okullarda tutmayan yoğurdun yeniden mayalama sıcaklığına getirilerek işlenmesi öğretilmez.Sonuçta da mayalamayı diploma yapmıyor ki. Yıllarca bu sektörde üretim ve kalite kontrol mühendisi olarak çalıştım, lütfen beni mazur görün ama bu işi biliyorum diyen yoğurt diye mayalayacak çok doğal anneyi de tanıma fırsatım oldu. Onların bu işe sevgilerini de kattıklarına şahit oldum. Ve bu sitede bunu hissedebiliyorsunuz.Samimi olarak paylaşılan tecrübelere bu şekilde tepki verilmesini anlayabilmiş değilim. Bence süper değil triple süper bir paylaşım ama daha da önemlisi çok içten ve çok sıcak. UHT ile ilgili çekincelere sonuna kadar katılıyorum. UHT süt hakkında teknik detaylara girmeyeceğim ancak tüketirken, hele sevdiklerimize ikram ederken bir kez daha düşünülmeli derim. Tüm doğal anneleri gösterdikleri hassasiyetten dolayı kutluyorum. Sevgiyle kalın. arhaker@

      Sil
  7. Aslı TURAN;

    Merhaba, bu hafta sonu yoğurt mayalam ile ilgili Sn Prof Dr Özer Pala'dan çok güzel bilgiler aldım, paylaşmak isterim.

    YanıtlaSil
  8. Çiftlik den alınan çiğ süt yalnızca biir taşım kaynatılır. Çook fazla karıştırmak yok. İlla karıştırmalıyım derseniz, tahta kaşık ile 1 kere çook hafif tek yöne çevirebilirsiniz. Sonrasında çelik tencerede kaynamış olan sütü, buz dolu veya soğuk su ile kabın içinde ılıtılır, bu sırada üzerinde ki kaymaklar bir kaseye miss gibi yemek için alınır. Mayalam işleminden sonra tel süzgeç ile üzeri kapatılır, sonra sarılır..Bu işlem yapıldığında Sütün tuzu, minerali, her bir şeyi kalıyormuş içerisinde :) sonra mayalanır taşş gibi tutar, afiyetle yenir.

    YanıtlaSil
  9. Ev yoğurdu tarifi ararken yazınıza ulaştım. yarın ilk defa kendi yoğurdumu yapmayı deneyeceğim. umarım başarılı olabilirim

    YanıtlaSil
  10. Ağzına ve yüreğine sağlık, bayilarak okudum yazınızı. Hazır olan süt yoğurt bir yana hepsinde korkmalıyız. Tesekkurler tekrar.

    YanıtlaSil
  11. Merhaba Ben Süleyman,

    Su an Kolombiya'dayim. Buradaki arkadaslara sizin tariflerinizle gogurt yaptim.Ilk defa yapiyorum ama. Tuttu :).

    Bayada güzel oldu.

    YanıtlaSil
  12. Gecenin bu saati battaniyeyi açıp, karşımda hala süt halinde duran yoğurt kaplarını görünce çare aramaya başladım. Bu yazı karşıma çıktı. Şimdi benim yoğurt kapları 50 derecede fırında, tuttu tuttu tutmadı buzdolabına koyup yarın tekrar fırına vereceğim. Bilgiler için teşekkürler. Bakalım ne çıkacak fırından :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonuç ne oldu arkadasim benimde Yoğurdum tutmadi. Senin ikincide firina verip tutup tutmadigini merak ettim dogrusu

      Sil
  13. aoç yoğurt yapma seti ile yapıyorum ben.çok lezzetli oluyor.öneririm


    http://aocistanbul.com/2012/12/11/aoc-sut-ve-mayasiyla-evde-yogurt-yapma-seti/

    YanıtlaSil
  14. Burdaki tarifle ilk defa yogurt yaptim ve tuttu paylasiminiz icin tesekkurler :)

    YanıtlaSil
  15. Ben de evde yoğurt mayalayan annelerdenim.. Çalıştığım için güvenilir bir sütçü bulmam ve ondan süt olmam neredeyse imkansızdı. Bu yüzden marketlerdeki pastörize günlük sütlerden yoğurt mayalıyordum. Sonra İzmir bölgesinde yaygın olan Tire Organik süt ile tanıştım. Tadı, kokusu resmen farklı diğerlerinden. Uzunca bir süre bu organik sütü içtik ailecek ve yoğurdumuzu bu sütten yaptık. Ancak geçen gün pazardan dönerken bir inek sürüsüne rastladık evimizin yakınlarında. Eşime durmasını rica ettim ve çobanı bulduk. Kendisine süt satıp satmadığını sorduğumuzda olumlu cevap almak beni çok sevindirdi. Hayvanlarını kesinlikle yemle beslemiyor, her sabah otlamaya çıkıp, akşam eve dönüyorlarmış. Ben de 3 hafta önce ilk sütümü aldım. Taze sütümüzü alıp evde kaynattığım an itibariyle, O kokusu ve lezzeti çok farklı olan Tire organik süt bir anda gözümden düştü. Otlayarak beslenen, ticari kaygı olmaksızın süt veren bir ineğin sütünün farkını çok net anladım ve gördüm. 5 lt sütten 1 kase kaymak çıkıyor. Tadı deseniz mis gibi süt kokuyor. Market ürünleri gibi kokusuz, su gibi değil. Belli bir kıvamı var sütün. Rengi bile beyaz değil, hafif sarımtırak... İşte gerçek süt ile market ürünü arasındaki fark. İstedikleri kadar içeriği korunuyor desinler... yemle beslenen, dolaşmayan, mutsuz hayvanların sütü ile doğasını yaşayan hayvanların sütünün kalitesi ile boy ölçüşemez... Keşke hepimiz bu lezzeti tadabilsek..... Tüketim çağında olduğumuzdan önümüze ne sunulursa onu tüketiyoruz. İçine bakmadan, sorgulamadan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de istiyorum. nasil ulasiriz bu cobana?

      Sil
    2. wwww.dogipa.com DOĞAL GIDA PAZARI günlük sağımdan elde ettiğimiz sütlerimizi günlük evinize teslim ediyoruz.Doğal ve günlük süt konusunda yardımcı olmak isteriz .

      Saygılar.

      Sil
  16. bu yazınızı hamile bir kadın okur da çiğ sütü tüketirse ne olur hiç bilginiz var mı peki? her şeyi çok güzel araştırmışsınız da eksik kalmış. güvenilir yerden alırsan bir şey olmazmış. kim bu güvenilir yer bir kadın bebeğini düşürdükten sonra o kişiye olan güveninin ne önemi var. mühendislikle ilgisi yok bunun anneannem yıllardır peynir yapar ben gıda mühendisliği okumadan çok öncesinden beri bilirim ki çiğ sütten yaptığı için 3 ay dokunmaz peynire. ne zaman 3 ay doldu peynir o zaman çıkar sofraya. o zamanlar anlamazdım ama okulda süt dersinde anlamış oldum anneannemin brucellayı öldürmeye çalıştığını. Yengem brucella yüzünden ilk bebeğini kaybetti. bu kadar sinirlenmemin temel nedeni mesleğim değil bu acı kaybımdır. doğal anne olun da bu kadar da olmayın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Irma, kaybina cok uzuldum. Elbette kimse bebegini kaybetmek istemez. Ancak kaynatilmamis cig sutun yogurt ya da kefir olarak mayalanarak tuketilmesi beslenmebulteni.com da yazan Prof. Ahmet Aydin tarafindan da paylasildigi uzere sutteki zararli bakterileri olduruyor yani maya sutteki bu bakterilerinde yiyor. Ben senelerdir bu sekilde tuketiyorum yogurt ve kefiri. Guvendigim hastaliksiz sut satan sutculerden aliyorum hep. Yorumuna tesekkur ederim. Sevgiler.

      Sil
  17. Brucella'yi bosverin. Listeria monocytogenes'i okuyun.

    YanıtlaSil
  18. Aslinda iyi bir sutten yapilwn ev yogurdu, kasikla alinirken kalip gibi cikar

    YanıtlaSil
  19. Brucella abortus erithritol adı verilen ve plasentada bulunan bir maddeye yatkınlık gösterir. Bu madde insan plasentasında bulunmamaktadır. Bu nedenle brucelloz nedenli düşükler büyükbaş hayvanlarda meydana gelir, insanda değil. Akrabanız kaybı başka nedenle veya yalan söylüyorsunuz.
    Listeria monocytogenes ise immün sistemi sağlam kişilerde semptomsuz geçirilmekle beraber hamilelerde ciddi enfeksiyon yapar.
    Keşke tüm toplum marketlerden uzak dursa ve çocukluk/gençlik döneminde hastalıkları basitçe atlatsa da hamilelik yaşına immün sistemimiz sağlam girsek. Eski toprak dediğimiz akrabalar gibi sağlıklı yaşlansak, vücut mikrobu çok önceden tanıdığı ve bağırsak florasi bozulmadigi icin kanserden dahi korunsak
    Bu arada konuyla ilgili degil ancak blog yorumu pek yapmam. Burada bir dilegimi paylasmak isterim.
    Ülkede yapılması gereken ilk hareket okul kantinlerinin kapatılması olmalıdır.(belki bir kampanya baslatmak gerek) Çocuklar egitim alırken sağlıklarindan oluyorlar. Bir anne olarak evde alternatifleri sunsam da okulda arkadaşı yanında yerken oğluma engel olursam psikolojisi bozulur diye endişeliyim, engel olmasam karbohidrat bağımlısı olacak.( tüm hastalıkların sorumlusu)
    Sütü kendim mayaliyorum, organik pazara 3-5 kat harcıyorum ama sistem öyle canavar ki artık hep kazanıyor.
    Cansu Akın

    YanıtlaSil
  20. sanki sistem çarkı dönsün herkes pastörize süt alsın diye ciddi bir çaba var ben mi çok paranoyak oldum bilmiyorum Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın bi kitabını okumuştum ve hakkında oldukça iyi bir izlenimim var yazdıklarınızın arkasında durmanız ve temellendirerek savunmanız çok hoşuma gitti tebrik etmek istedim yoğurdum tutmadı sanırım termometre alıcam :) iyi günler

    YanıtlaSil
  21. Butun yazdiklatriniza cani gonuldem katiliyorum. Hala pastiorize yani ölmüs sut kullanmaya devam etmek isteyenlet edebilir. Anlayana. Ellerinize saglik :)

    YanıtlaSil
  22. Merhaba, öncelikle site sahibini tebrik ederim, güzel bilgilerin paylaşıldığı bir blog oluşmuş. Ben ziraat Mühendisiyim, Bölümüm Zootekni. Yani Hayvan Tekniği. Ürünlerinden yararlandığımız tüm evcil hayvanların bakımı, beslenmesi konularında eğitim aldım.. Yoğurt özel ilgi alanım, şu sıralar yurtdışında yoğurt üretmeye çalışıyorum. İstediğim doğal, katkısız ev yoğurdu yapmak. Nohut ile kendi mayamı yapıyorum. Sadece daha katı bir yoğurt yapamıyorum, ev şartlarında çok katı olmuyor.

    Süt konusunda birkaç şey yazmak istiyorum. Büyük çiftliklerde kullanılan otomatik ve bilgisayarla kontrol edilen sağım sistemleri var. 100 ineği 1,5 saat sürede başka türlü sağım yapmanız mümkün değil. Bu makineler, her sağımdan sonra kendini dezenfekte eder. Sütü temiz sağmak mümkündür, Sağımcılar eldiven kullanır.. Tabiki Türkiye'de üretilen sütün az bir kısmı böyledir. Büyük çoğunluğu hatalı yapılan sağım ile kötü kalitede elde edilen süttür. Bu sütü fabrikalar mecburen bazı işlemlerden geçirirler ve besin değerleri düşer. Yoğurt yaparken içinde yağını alırlar.. Süt beyaz bir sıvı haline gelir ve faydalı kısmı da zararlı kısmıda gider.. Yapılan araştırmalar işlenmiş süt ile beslenen denek hayvanlarının bir süre sonra neslinin üreme yeteneğini bile kaybettiğini göstermiştir. Sanayici de bu işlemi yapmak zorundadır ama.. biz ne yapabiliriz.. Açıkça ben mümkün olduğu kadar taze süt alır kaynatır içerim ve kendi yoğurdumu yaparım. Türkiye'de Ticari faaliyetlerin %90 ı katkısız hilesiz olmuyor. Kilosu 3 liraya da 8 liraya da yoğurt var. Farkı biri katkılı (sağlığa zararlı katkılar). diğeri sadece süt ve maya. Tercih sizin.. yada benim gibi evde kendiniz yaparsınız..
    Sevgi ve Saygılarımla.. Mete Küçükdüğenci/BURSA

    YanıtlaSil
  23. Doğal yaşamın arkasındayız doğal anne! Önceden bu fabrikalar mi varmış! Dünya tarihinden bugüne.. Sanirsin her olenin sebebi sutteki zararlı bakteriler! Allah niye adaletsizlik etsin bugunku teknolojiye sahip olmayan eski kavimlere madem bu kadar gerekli sutu bugunku teknoloji ile steril etmek! Bizden daha sağlamlar eskiler... Biz bozduk fıtratı...

    YanıtlaSil
  24. Basak Hanim, bilgiler icin cok tesekkurler. Olumsuz iletilere cok sasirdim, dogal yasamdan giderek uzaklastigimiz bir gercek. Dogal yasam alternatif olmamali, herkesin hakki dogal ve besin degerleri olmemis, ceset olmayan gidalar olmali. Bunun icin verdiginiz bilgilere cok tesekkurler.

    YanıtlaSil
  25. eklemek istedigim diger bir konu ise agiz sutu, bagisiklik sistemi hastalarina kesinlikle oneririm. 60 derecede 30 dakika kaynatmak yeterli. Kaynatmadan icenlerde var bu konuda oneride bulunmak bana dusmez. Ben sahsen kaynattim, daha dogrusu isittim. Ve inanilmaz faydasini gordum, cok kisa zamanda.

    YanıtlaSil
  26. ev yoğurdunun tadını hiçbir yogurttan alamıyoruz. teşekkürler.

    organik bebek deterjanı

    YanıtlaSil